Domain hijacking, yani alan adı kaçırma, siber suçluların bir şirketin veya bireyin domain registrar hesabına yetkisiz erişim sağlayarak alan adını ele geçirmesi
Domain hijacking, yani alan adı kaçırma, siber suçluların bir şirketin veya bireyin domain registrar hesabına yetkisiz erişim sağlayarak alan adını ele geçirmesi anlamına gelir. Bu saldırı, web sitelerinin, e-postaların ve marka itibarının ani kaybına yol açabilir. Kurumsal düzeyde faaliyet gösteren işletmeler için bu risk, finansal kayıpların yanı sıra müşteri güvenini sarsan ciddi bir tehdittir. Etkili önleme stratejileri uygulamak, proaktif bir yaklaşımla bu tehlikeyi minimize eder. Bu makalede, domain hijacking’i önlemek için adım adım uygulanabilir kurumsal stratejileri inceleyeceğiz; registrar güvenliğinden teknik korumalara ve izleme mekanizmalarına kadar kapsamlı bir rehber sunacağız.
Domain hijacking’in en yaygın giriş noktası, registrar hesaplarının zayıf korunmasıdır. İlk adım, hesap erişimini katılaştıracak önlemleri devreye sokmaktır. Registrar sağlayıcınızın yönetim panelinde tüm kullanıcı hesapları için zorunlu iki faktörlü kimlik doğrulama (2FA) etkinleştirin. Bu, şifre girişinin yanı sıra mobil uygulama üzerinden gönderilen tek kullanımlık kodları gerektirir ve brute-force saldırılarını engeller. Ayrıca, WHOIS bilgilerinizi gizlilik servisiyle koruyun; bu, saldırganların iletişim bilgilerinize ulaşmasını zorlaştırır.
Güçlü şifre politikaları uygulayın: En az 16 karakterli, büyük-küçük harf, rakam ve sembol içeren şifreler oluşturun. Şifre yöneticisi araçları kullanarak bunları güvenli saklayın ve üç ayda bir zorunlu değiştirin. Hesap erişimini IP kısıtlamalarıyla sınırlayın; yalnızca şirket VPN’inden erişime izin verin. Örnek olarak, GoDaddy veya Namecheap gibi sağlayıcılar bu özellikleri sunar. Bu adımlar uygulandığında, hesap ihlal riski %90 oranında azalır, çünkü saldırganlar çok katmanlı bariyerlerle karşılaşır. Registrarınızın “registry lock” özelliğini etkinleştirerek domain transferini manuel onay gerektirecek şekilde kilitleyin; bu, otomatik kaçırmaları imkansız kılar.
Domain güvenliğini artırmak için DNS seviyesinde ek katmanlar oluşturun. DNSSEC (DNS Security Extensions), domain kayıtlarınızın kriptografik imzalanmasını sağlar ve DNS spoofing saldırılarını önler. Uygulama adımları şöyle: Registrar panelinden DNSSEC anahtarlarını oluşturun, bunları nameserver’larınıza yükleyin ve zincir doğrulaması yapın. Bu işlem, domaininizin sahte DNS kayıtlarıyla yönlendirilmesini engeller. Kurumsal ağlarda, birden fazla nameserver sağlayıcısı (örneğin Cloudflare ve AWS Route 53) kullanarak yedeklilik sağlayın.
Registrar lock, client lock ve server lock gibi kilit mekanizmalarını aktif hale getirin. Client lock, domainin başka bir hesaba transferini engellerken, server lock registry seviyesinde koruma sağlar. Bu özellikleri etkinleştirmek için registrar dashboard’undan domain ayarlarına gidin ve “kilitli” modunu seçin. Transfer denemelerinde e-posta ve SMS onayı zorunlu kılın. Pratik örnek: Bir e-ticaret sitesinde bu kilitler sayesinde, saldırganlar domaini ele geçirse bile hızlı transfer edemez, size müdahale süresi tanır. Bu katman, özellikle yüksek değerli domainler için vazgeçilmezdir ve yıllık bakım maliyeti düşüktür.
Domain yenilemesini otomatikleştirin ve birden fazla ödeme yöntemi tanımlayın. Yedek DNS sağlayıcısı belirleyerek ana sağlayıcı arızasında kesintisiz hizmet sağlayın. Örneğin, primary nameserver’larınız registrar’da iken secondary’leri üçüncü parti bir hizmette tutun. Bu yapı, hijacking sonrası hızlı geri kazanım sağlar. Kurumsal politika olarak, domain portföyünüzü envanter yazılımıyla yönetin ve yenileme tarihlerini takvimde işaretleyin. Bu adımlar, pasif korumayı aktif bir sisteme dönüştürür ve olası kesintileri saatler içinde çözer.
Önleme kadar izleme de kritiktir. Domain değişikliklerini gerçek zamanlı takip eden araçlar entegre edin. WHOIS sorgularını otomatikleştiren servisler, kayıt değişikliklerini anında bildirir. Kurumsal olarak, SIEM (Security Information and Event Management) sisteminize domain izlemeyi ekleyin. Haftalık manuel denetimler yapın: Domain durumunu, nameserver’ları ve IP’leri kontrol edin. Saldırı şüphesinde, registrar destek ekibini derhal bilgilendirin ve yasal koruma prosedürlerini başlatın.
Eğitim programları düzenleyin: Çalışanlara phishing simülasyonları yaparak registrar erişim risklerini öğretin. Acil durum protokolü oluşturun; örneğin, şüpheli durumda tüm hesapları kilitleyip yedek domainlere yönlendirme. Bu bütünleşik yaklaşım, hijacking’i sadece önlemekle kalmaz, aynı zamanda hasarı minimize eder. Pratik takeaway: Aylık raporlama ile uyumluluğu ölçün ve politikaları güncelleyin.
Sonuç olarak, domain hijacking önleme, çok katmanlı bir strateji gerektirir. Registrar güvenliğini güçlendirmek, teknik korumaları uygulamak ve sürekli izlemeyi entegre etmek, işletmenizin dijital varlıklarını güvence altına alır. Bu stratejileri bugünden itibaren hayata geçirerek, potansiyel tehditlere karşı proaktif bir duruş sergileyin. Düzenli denetimler ve ekip eğitimiyle, riskleri kalıcı olarak yönetebilirsiniz; böylece iş sürekliliğinizi korursunuz.